Tek cümleyle: Bir kadının anne olma sürecindeki fiziksel, hormonal, sosyal ve psikolojik kimlik dönüşümü; ergenlik gibi bir 'yeniden doğuş' dönemidir.
Matrescence (Türkçesi 'anneliğe geçiş'), antropolog Dana Raphael'in 1973'te ortaya attığı ve psikiyatr Dr. Aurélie Athan'ın 2010'larda popülerleştirdiği bir kavramdır. Tıpkı 'adolescence' (ergenlik) gibi, kadının anne olduğunda yaşadığı çok boyutlu dönüşümü tanımlar: fiziksel (hormonlar, beyin yapısı — annenin beyni de bebek doğduktan sonra fiziksel olarak değişir), psikolojik (kimlik krizi, 'ben kimim?' sorgulaması), sosyal (rol değişikliği, ilişki örüntüleri), maneviyat (yaşam anlamı, öncelikler). Annelerin 'kayboldum, kendimi tanımıyorum' deneyimi patolojik değildir; matrescence'in normal parçasıdır. Bu süreç 2-3 yıl sürebilir ve doğru destekle (psikoterapi, yaşıt anne grupları) sağlıklı bir yeni kimlik inşasıyla sonuçlanır.
