Tek cümleyle: Çocuk-ebeveyn ilişkisinde davranışsal ve duygusal kuralların net biçimde belirlenmesi; sağlıklı gelişimin temelidir.
Sınır koyma (boundary setting), ebeveynin çocuğa ne kabul edilebilir ne kabul edilemez olduğu konusunda net, tutarlı ve sevgi dolu mesajlar vermesidir. Sınırlar 'hayır' demek değil, 'biz nasıl yaşıyoruz' kurallarını çizmektir. Üç tür sınır vardır: (1) Fiziksel — vurma, ısırma, eşyalara zarar verme yasak; (2) Duygusal — birbirimize bağırarak konuşmayız, kötü söz söylemeyiz; (3) Zaman/Mekan — ekran süresi, yatma saati, oda paylaşımı. Sınırlar yaşa uygun, sürekli/tutarlı ve sevgi içeren açıklamayla verildiğinde çocuk güven hisseder; sınırsız büyüyen çocuk aslında daha kaygılı olur ('sınırlar = güvenlik' algısı). Etkili sınır koyma: kısa ve net dil ('vurma. el yumuşaklık içindir'), seçenek sunma ('şimdi mi sonra mı?'), doğal sonuçlar (mama atan çocuğa yemek bitti deme), öfke nöbetinde fiziksel güvenliği sağlayıp sakince yanında durma. Cezalandırma yerine yönlendirme.
