Anne Notu (Hızlı Özet)
Hamilelikte bedenin değişmesi doğal bir süreçtir; ancak bu değişimi duygusal olarak kabul etmek her anne adayı için kolay olmayabilir. Kilo alımı, karın büyümesi, çatlaklar, şişkinlik, cilt değişimleri, hareket kısıtlılığı ve “eski bedenime dönebilecek miyim?” kaygısı anne adayının beden algısını et
Hamilelik çoğu zaman “mucizevi” bir dönem olarak anlatılır. Bir bebeğin gelişimine tanıklık etmek, bedende yeni bir hayatı taşımak ve anneliğe hazırlanmak gerçekten çok özel bir süreç olabilir. Fakat bu özel süreç, her zaman kolay ve huzurlu hissettirmez.
Beden değişir. Karın büyür. Kilo alınır. Cilt değişebilir. Çatlaklar oluşabilir. Göğüsler hassaslaşabilir. Yürüyüş, uyku, kıyafet seçimi, aynaya bakma hali, hatta kişinin kendini kadın olarak algılama biçimi bile değişebilir.
Dışarıdan bakıldığında bu değişimlere çoğu zaman “Ne güzel, bebeğin büyüyor” denir. Evet, bebeğin büyümesi güzeldir. Ancak anne adayının kendi bedenindeki değişimlere alışması her zaman aynı hızda gerçekleşmez.
Bazı anne adayları hamile bedenini kolayca benimserken, bazıları için bu değişim duygusal olarak zorlayıcı olabilir. Aynaya bakmak, tartıya çıkmak, eski kıyafetlere sığmamak, çevreden gelen yorumları duymak veya sosyal medyadaki “kusursuz hamilelik” görüntüleriyle karşılaşmak beden algısını derinden etkileyebilir.
Bu yazıyı okuyorsanız ve hamilelikte bedeninizle ilişkiniz zorlaştıysa, lütfen önce şunu bilin: Bu duygu sizi nankör, yüzeysel, kötü bir anne ya da bebeğini yeterince sevmeyen biri yapmaz. Hamilelikte beden algısının değişmesi yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da büyük bir uyum sürecidir.
Hamilelikte Beden Algısı Nedir?
Beden algısı, kişinin kendi bedenini nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, bedenine nasıl anlam yüklediği ve bedeniyle nasıl bir ilişki kurduğuyla ilgilidir. Yani beden algısı yalnızca aynada gördüğümüz görüntüden ibaret değildir. Bedenimiz hakkında düşündüklerimiz, hissettiklerimiz, başkalarının bakışını nasıl yorumladığımız ve bedenimize verdiğimiz değer de bu algının parçasıdır.
Hamilelikte beden algısı daha hassas hale gelebilir. Çünkü beden hızlı ve görünür şekilde değişir. Üstelik bu değişim kişinin kontrolünde değildir. Anne adayı bazen bedeninin kendisine ait olmaktan çıkıp sürekli izlenen, yorumlanan ve takip edilen bir şeye dönüştüğünü hissedebilir.
“Kaç kilo aldın?”
“Karnın çok küçük.”
“Karnın çok büyük.”
“Yüzün değişmiş.”
“Kesin kız bebek, güzelliğini almış.”
“Doğumdan sonra verirsin.”
Bu cümleler bazen iyi niyetle söylense de anne adayının bedenine dair farkındalığını ve hassasiyetini artırabilir. Kişi kendi bedenini yaşamaktan çok, bedeninin başkaları tarafından nasıl değerlendirildiğini düşünmeye başlayabilir.
---
Değişen Vücutla Barışmak Neden Zorlaşır?
Hamilelikte bedenin değişmesi doğal olsa da bu değişimi kabul etmek her zaman kolay değildir. Çünkü insan bedeniyle yalnızca biyolojik değil, duygusal bir bağ kurar. Bedenimiz bize kim olduğumuzu, nasıl göründüğümüzü, nasıl hareket ettiğimizi, nasıl hissedildiğimizi ve dünyada nasıl yer kapladığımızı da hissettirir.
Hamilelik bu bağın şeklini değiştirir.
Anne adayı bir sabah uyanıp eski kıyafetlerine sığamadığını fark edebilir. Daha önce rahat yaptığı hareketleri yapmakta zorlanabilir. Uyurken pozisyon bulamayabilir. Aynada kendini tanımakta güçlük çekebilir. Bedeni artık yalnızca kendisine ait değilmiş gibi hissedebilir.
Bu deneyim bazı kadınlarda gurur ve hayranlık yaratırken, bazı kadınlarda huzursuzluk, yabancılaşma, kaygı ya da suçluluk yaratabilir. Bütün bu tepkiler insanidir.
Değişen vücutla barışmanın zorlaşmasının bazı psikolojik nedenleri vardır.
Kontrol Kaybı Hissi
Hamilelikte beden, anne adayının kontrol edemediği bir hızda değişebilir. Kilo artışı, şişkinlik, mide bulantısı, yorgunluk, çatlaklar, cilt lekeleri veya hareket kısıtlılığı kişide kontrol kaybı hissi yaratabilir.
Kontrol duygusu insan için güven vericidir. Beden değiştikçe ve kişi bu değişimi durduramadıkça kaygı artabilir.
Eski Bedene Özlem
Bazı anne adayları hamilelik öncesi bedenlerini özleyebilir. Eski kıyafetlerini, rahat hareket etmeyi, bedeninin tanıdık halini, aynadaki eski görüntüsünü ya da kendini daha çekici hissettiği dönemleri düşünebilir.
Bu özlem çoğu zaman suçluluk yaratır. Anne adayı “Bebeğim büyüyor diye sevinmem gerekirken neden eski bedenimi özlüyorum?” diye kendini yargılayabilir.
Oysa eski bedeni özlemek, bebeği istememek anlamına gelmez. İnsan büyük değişimlerde eski haline özlem duyabilir.
Kadınlık ve Çekicilik Algısının Değişmesi
Hamilelik bazı kadınlar için bedenle ilgili kadınlık ve çekicilik algısını da etkileyebilir. Kişi kendini daha güzel, güçlü ve üretken hissedebilir. Ancak bazı anne adayları kendini daha az çekici, daha ağır, daha yorgun veya partneri tarafından eskisi gibi arzulanmıyor hissedebilir.
Bu duygular çoğu zaman dile getirilmez. Çünkü anne adayları “Şu an bunu düşünmem bencilce mi?” diye utanabilir.
Oysa beden algısı ve çekicilik hissi, kişinin psikolojik iyi oluşunun önemli parçalarıdır. Bu konuda zorlanmak yüzeysellik değil, insan olmanın bir parçasıdır.
Çevrenin Bedene Yönelik Yorumları
Hamile kadın bedeni ne yazık ki sık sık kamusal bir yorum alanına dönüşebilir. İnsanlar anne adayının kilosu, karnı, yüzü, yürüyüşü, iştahı ve doğum sonrası nasıl görüneceği hakkında rahatça yorum yapabilir.
Bu yorumlar çoğu zaman anne adayının bedeniyle kurduğu ilişkiyi zedeler.
---
Hamilelikte Bedenle İlişki Neden Suçluluk Yaratır?
Hamilelikte bedeninden rahatsız olmak birçok anne adayında suçluluk yaratabilir. Çünkü toplum anne adayından çoğu zaman bedenindeki her değişimi mutlulukla karşılamasını bekler.
“Çatlakların bebeğinin hatırası.”
“Kilo aldın ama bebeğin için.”
“Bunları düşünme, önemli olan bebeğin sağlığı.”
Bu cümleler bazı annelere iyi gelebilir. Ancak bazıları için duyguyu kapatan, suçluluğu artıran ve anne adayını yalnızlaştıran cümlelere dönüşebilir.
Elbette bebeğin sağlığı çok önemlidir. Ancak annenin bedeniyle ilgili duyguları da önemlidir. Bir kadın hem bebeğinin sağlığına şükredebilir hem de değişen bedeniyle zorlanabilir. Bu iki duygu aynı anda var olabilir.
“Bebeğinizi seviyor olmanız, bedeninizdeki değişimleri her an kolayca kabul etmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez.”
Suçluluk çoğu zaman anne adayının içinden geçen şu tür cümlelerle büyür:
- Böyle hissetmemem lazım.
- Bedenimi sevmeliyim.
- Bu kadar takılmam çok bencilce.
- Bebeğim için değişiyorum, rahatsız olmamalıyım.
- Diğer anneler daha güçlü, ben neden böyleyim?
Bu cümleler anne adayının kendine karşı daha sert olmasına neden olabilir. Oysa beden algısıyla ilgili zorlanma bastırıldığında değil, şefkatle anlaşıldığında yumuşamaya başlar.
---
Sosyal Medya Hamilelikte Beden Algısını Nasıl Etkiler?
Sosyal medya, hamilelikte beden algısını en çok etkileyen alanlardan biridir. Kusursuz ışıkla çekilmiş hamilelik fotoğrafları, doğumdan kısa süre sonra eski formuna dönmüş gibi görünen bedenler, düzenli spor rutinleri, şık kıyafetler, mükemmel bebek odaları ve sürekli huzurlu görünen anneler anne adayında ciddi bir kıyas duygusu yaratabilir.
Anne adayı kendi gündelik halini başkasının seçilmiş ve düzenlenmiş görüntüsüyle kıyaslamaya başlar.
“Ben neden böyle görünmüyorum?”
“Neden bu kadar şiştim?”
“Neden kendimi güzel hissetmiyorum?”
“Doğumdan sonra eski halime dönemezsem ne olur?”
Sosyal medya çoğu zaman hamileliğin gerçek yüklerini göstermez. Mide bulantısını, bel ağrısını, uyuyamamayı, kıyafetlere sığamama krizini, aynaya bakarken gelen yabancılık hissini, eşle yaşanan uzaklığı, doğum korkusunu veya bedenle ilgili suçluluğu görmeyiz.
Bu nedenle sosyal medya görüntüleri beden algısı için sağlıklı bir ölçü değildir.
Kendi bedeninizi, başkasının en iyi açısıyla, en iyi ışığıyla ve en seçilmiş anıyla kıyaslamak haksız bir karşılaştırmadır.
---
Partnerin Tutumu Beden Algısını Nasıl Etkiler?
Hamilelikte partnerin dili ve yaklaşımı anne adayının beden algısı üzerinde güçlü bir etkiye sahip olabilir. Anne adayı bedeni değişirken partnerinin onu nasıl gördüğünü, ona nasıl dokunduğunu, onunla nasıl konuştuğunu ve değişimlerine nasıl tepki verdiğini daha hassas şekilde algılayabilir.
Partnerin eleştirel, mesafeli, alaycı veya ilgisiz tutumu anne adayının kendini daha değersiz hissetmesine neden olabilir. Bazen tek bir cümle bile uzun süre akılda kalabilir.
“Çok kilo aldın.”
“Eskiden böyle değildin.”
“Doğumdan sonra toparlarsın artık.”
Bu tür cümleler anne adayında utanç, kırgınlık ve bedenden uzaklaşma yaratabilir.
Buna karşılık partnerin şefkatli ve güven veren tutumu beden algısını yumuşatabilir.
“Bedenin çok büyük bir şey yapıyor.”
“Değişimlerinle birlikte hâlâ çok değerlisin.”
“Zorlandığını görüyorum, yanında olmak istiyorum.”
“Senin nasıl göründüğünden çok nasıl hissettiğin benim için önemli.”
Bu cümleler anne adayına yalnızca güzel hissettirmez; görülmüş ve güvende hissettirebilir.
---
Hamilelikte Beden Algısı ve Cinsellik
Hamilelikte beden algısının etkilediği alanlardan biri de cinselliktir. Bazı anne adayları hamilelikte kendini daha canlı, daha kadınsı ve daha yakın hissedebilir. Bazıları ise bedenindeki değişimler, mide bulantısı, yorgunluk, ağrı, kaygı veya çekicilik algısındaki değişim nedeniyle cinsellikten uzaklaşabilir.
Bu süreçte önemli olan, her kadının deneyiminin farklı olabileceğini kabul etmektir.
Anne adayı cinsellikten uzaklaştığında suçluluk hissedebilir. Partnerinin onu artık beğenmediğini düşünebilir. Partner mesafeli davranıyorsa bunu kendi bedenindeki değişime bağlayabilir. Bazen de partner yakın olmak istediğinde anne adayı bedeniyle ilgili rahatsızlık nedeniyle geri çekilebilir.
Bu konuların açık ve yargısız konuşulması çok önemlidir. Çünkü konuşulmayan beden ve yakınlık kaygıları, ilişkide kırgınlık ve yanlış anlamalara neden olabilir.
---
Beden Algısı Doğum Sonrası Kaygıları da Etkiler mi?
Evet. Hamilelikte beden algısı çoğu zaman doğum sonrası döneme dair kaygılarla da birleşir. Anne adayı daha hamileyken bile “Doğumdan sonra eski halime dönebilecek miyim?”, “Karnım nasıl olacak?”, “Çatlaklar geçecek mi?”, “Eşim beni beğenecek mi?”, “Kendimi yeniden kadın gibi hissedebilecek miyim?” gibi sorularla meşgul olabilir.
Doğum sonrası bedene dair toplumsal baskı oldukça güçlüdür. Kadınlardan hem kısa sürede toparlanmaları, hem bebeğe kusursuz bakmaları, hem emzirmeleri, hem ev düzenini sürdürmeleri, hem de kendilerini ihmal etmemeleri beklenebilir.
Bu beklentiler gerçekçi değildir.
Doğum sonrası bedenin iyileşmeye, toparlanmaya ve zamana ihtiyacı vardır. Anne yalnızca “eski formuna dönmeye” çalışan biri değildir; doğum yapmış, iyileşen, yeni bir bebeğe uyum sağlayan, uykusuzlukla baş eden ve duygusal olarak büyük bir geçiş yaşayan bir insandır.
---
Bedenle Daha Şefkatli Bir İlişki Kurmak İçin Neler Yapılabilir?
Hamilelikte beden algısıyla çalışmak, kendinize zorla “Bedenimi seviyorum” dedirtmek değildir. Bazen bu cümle gerçek hissettirmez. Daha gerçekçi başlangıç şudur:
“Bedenimle zorlanıyorum ama ona düşman olmak zorunda değilim.”
Duygunuzu Yargılamadan Fark Edin
Aynaya baktığınızda zorlanıyorsanız, önce bunu kötü bir anne olduğunuzun kanıtı gibi görmeyin. “Şu an bedenimdeki değişime alışmakta zorlanıyorum” diyebilmek bile önemli bir farkındalıktır.
Duyguyu isimlendirmek, onun içinde kaybolmayı azaltır.
Bedeninize Sadece Görünüş Üzerinden Bakmayın
Hamilelikte bedeniniz yalnızca nasıl göründüğüyle değil, ne taşıdığıyla, neye uyum sağladığıyla ve nasıl bir dönüşümden geçtiğiyle de ilgilidir.
Bu, bedeninizi her an sevmeniz gerektiği anlamına gelmez. Ancak bedeninizi yalnızca kilo, çatlak, şişkinlik veya estetik görünüm üzerinden değerlendirmek ona haksızlık olabilir.
Bedeninizi Başkalarıyla Kıyaslamayı Azaltın
Her hamilelik bedeni farklıdır. Kiminin karnı daha erken çıkar, kiminin daha geç. Kimi daha fazla kilo alır, kimi daha az. Kimi çatlak yaşar, kimi yaşamaz. Kimi enerjik olur, kimi çok yorgun hisseder.
Bu farklılıklar bir başarı veya başarısızlık ölçüsü değildir.
Sizi Rahatsız Eden Yorumlara Sınır Koyun
Hamilelikte bedeninize dair yorum yapılmasını istemiyorsanız bunu söylemeye hakkınız var.
Şu cümleleri kullanabilirsiniz:
- Bedenimle ilgili yorum yapılmasını istemiyorum.
- Kilo konusunu konuşmak bana iyi gelmiyor.
- Karnımın büyük ya da küçük olmasıyla ilgili yorum duymak istemiyorum.
- Bu konuda doktorumla takipteyim, yorum yapmamayı tercih edelim.
Sınır koymak kaba olmak değildir. Bedeninize dair söz hakkınızı korumaktır.
Kendinize Daha Gerçekçi Cümleler Kurun
“Bedenimi çok sevmeliyim” cümlesi bazen baskı yaratabilir. Bunun yerine daha gerçekçi ve şefkatli cümleler deneyebilirsiniz:
- Bedenim değişiyor ve ben buna alışmaya çalışıyorum.
- Zorlanmam normal.
- Bu beden şu an büyük bir süreçten geçiyor.
- Kendime daha nazik davranmayı öğrenebilirim.
- Eski bedenimi özlemem bebeğimi sevmediğim anlamına gelmez.
- Bugün bedenimle barışmak zorunda değilim, ama ona düşman olmak zorunda da değilim.
---
Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Hamilelikte bedenle ilgili zaman zaman zorlanmak anlaşılabilir. Ancak bazı durumlarda bu zorlanma daha fazla destek gerektirebilir.
Aşağıdaki durumlar varsa psikolojik destek almak faydalı olabilir:
- Aynaya bakmak yoğun kaygı, utanç veya ağlama isteği yaratıyorsa
- Kilo alma düşüncesi günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa
- Yemek yeme davranışınız yoğun kaygı nedeniyle değiştiyse
- Sürekli eski bedeninizi düşünüyor ve kendinizi suçluyorsanız
- Partnerinizin sizi beğenmediğine dair yoğun kaygı yaşıyorsanız
- Sosyal medya kıyaslamaları ruh halinizi belirgin şekilde bozuyorsa
- Bedeninizden uzaklaşmış, yabancılaşmış veya kopmuş hissediyorsanız
- Çatlaklar, kilo, karın büyüklüğü veya cilt değişimleri takıntılı düşüncelere dönüşüyorsa
- Doğum sonrası bedeninize dair yoğun panik yaşıyorsanız
- Daha önce yeme bozukluğu, beden algısı sorunu, depresyon veya anksiyete yaşadıysanız
- Hamilelik sürecinden keyif almak beden kaygıları nedeniyle zorlaştıysa
Bu belirtiler sizin yüzeysel olduğunuzu göstermez. Beden algısı ruhsal sağlığın önemli bir parçasıdır ve desteklenmeyi hak eder.
---
Partnerler ve Yakınlar Nasıl Destek Olabilir?
Hamilelikte beden algısı zorlanan bir anne adayına destek olmak için en önemli adım, bedenini yorum konusu yapmamaktır. İyi niyetli bile olsa kilo, karın büyüklüğü, yüz değişimi, iştah veya doğum sonrası form hakkında yapılan yorumlar anne adayını tetikleyebilir.
Destekleyici olmak için şunlara dikkat edilebilir:
- Bedenine dair eleştirel yorum yapmayın.
- “Çok kilo aldın” veya “Hiç kilo almamışsın” gibi cümlelerden kaçının.
- Ona yalnızca görünüşü üzerinden iltifat etmeyin.
- Nasıl hissettiğini sorun.
- Değişimlere alışmasının zaman alabileceğini kabul edin.
- Doktor önerisi dışında kilo ve beslenme konusunda baskı kurmayın.
- Sosyal medya veya başka kadınlarla kıyaslamayın.
- Yakınlık ve cinsellik konusunda baskıcı olmayın.
- Duygularını “hormon” diyerek küçümsemeyin.
Daha destekleyici cümleler şunlar olabilir:
- Bedenindeki değişimlere alışmanın kolay olmadığını tahmin ediyorum.
- Kendini nasıl hissettiğin benim için önemli.
- Zorlandığında bunu konuşabiliriz.
- Sen sadece bedeninden ibaret değilsin.
- Bu süreçte yanında olmak istiyorum.
“Hamilelikte beden algısıyla zorlanan bir kadına verilecek en iyi destek, bedenini düzeltmeye çalışmak değil, duygusunu güvenle taşıyabileceği bir alan açmaktır.”
---
Psikolog Yasemin KAYA’dan Anne Adaylarına Bir Not
Sevgili anne adayı,
Hamilelikte bedeninizle ilişkiniz değiştiyse ve bu değişim sizi zaman zaman zorluyorsa, lütfen kendinizi suçlamayın. Bedeniniz çok büyük bir süreçten geçiyor. Ama sizin de bu değişime duygusal olarak alışmak için zamana, şefkate ve desteğe ihtiyacınız var.
Bazen aynaya bakmak zor gelebilir. Bazen eski kıyafetlerinizi özleyebilirsiniz. Bazen bedeninizin artık eskisi gibi size ait olmadığını hissedebilirsiniz. Bazen de bütün bunları düşündüğünüz için kendinize kızabilirsiniz.
Ama unutmayın: Bedeninizle zorlanmanız, bebeğinizi sevmediğiniz anlamına gelmez. Eski bedeninizi özlemeniz, anneliğe hazır olmadığınız anlamına gelmez. Değişimden korkmanız, güçlü olmadığınız anlamına gelmez.
Benim için hamilelikte beden algısıyla çalışmak, anne adayına “Bedenini sev” demek değildir. Bazen bu çok erken ve uzak bir cümle olabilir. Daha gerçekçi başlangıç şudur: “Bedenime bugün biraz daha az sert davranabilir miyim?”
Bedeniniz değişirken sizin de görülmeye, duyulmaya ve bu değişimin içinde yalnız bırakılmamaya ihtiyacınız var.
---
Sık Sorulan Sosular
Hamilelikte bedenimden rahatsız olmak normal mi?
Evet, hamilelikte bedenin hızlı değişmesi bazı anne adayları için duygusal olarak zorlayıcı olabilir. Bedeninden rahatsız olmak, bebeğini sevmediğin ya da kötü bir anne olacağın anlamına gelmez. Bu, büyük bir değişime uyum sağlamaya çalıştığını gösterebilir.
Hamilelikte kilo almak neden bu kadar kaygı yaratır?
Kilo almak yalnızca fiziksel bir değişim değildir. Kontrol kaybı, eski bedene özlem, çekicilik algısı, sosyal medya kıyaslaması ve çevreden gelen yorumlar kilo alma sürecini psikolojik olarak zorlaştırabilir.
Hamilelikte beden algısı bozulur mu?
Hamilelikte beden algısı değişebilir ve bazı anne adaylarında olumsuz etkilenebilir. Aynaya bakmakta zorlanma, bedenden uzaklaşma, kilo veya çatlaklarla ilgili yoğun kaygı ve kendini sürekli kıyaslama beden algısının zorlandığını gösterebilir.
Eşim hamilelikte bedenimle ilgili yorum yapıyor, ne yapmalıyım?
Bedeninizle ilgili yorumlar sizi rahatsız ediyorsa bunu açıkça ifade etmeye hakkınız var. “Bedenimle ilgili yorum yapılması bana iyi gelmiyor” gibi net ve sakin bir cümle sınır koymanıza yardımcı olabilir.
Doğum sonrası eski bedenime dönememe korkusu normal mi?
Evet, birçok anne adayı doğum sonrası bedeniyle ilgili kaygı yaşayabilir. Ancak bu kaygı yoğun panik, yemek davranışında bozulma, sürekli kıyaslama veya depresif belirtilere dönüşüyorsa psikolojik destek almak önemlidir.
Hamilelikte beden algısı için psikolog desteği alınır mı?
Evet. Beden algısı kişinin ruhsal sağlığını, ilişkisini, yeme davranışını, özgüvenini ve hamilelik deneyimini etkileyebilir. Bu konuda psikolojik destek almak, anne adayının bedeniyle daha şefkatli bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir.
---
Son Söz
Hamilelikte beden değişir. Ama yalnızca beden değil, bedenle kurulan ilişki de değişir. Bu değişim bazen gurur, hayranlık ve sevinç getirir. Bazen de yabancılık, kaygı, utanç, suçluluk ve özlem yaratır.
Bu duyguların hepsi insanidir.
Bedeniniz şu anda büyük bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü her gün sevmeniz, her an kabul etmeniz ya da hiç zorlanmamanız gerekmiyor. Kendinize bunu dayatmak yerine daha yumuşak bir yerden yaklaşabilirsiniz.
“Bugün bedenimle zorlanıyorum ama kendime düşman olmak zorunda değilim.”
Bazen bedenle barışmak böyle başlar. Büyük cümlelerle değil, küçük bir şefkat alanıyla.
Ve unutmayın; siz yalnızca değişen bedeninizden ibaret değilsiniz. Siz bu değişimin içinde korkuları, umutları, ihtiyaçları, sınırları ve duyguları olan bir insansınız. Görülmeyi, anlaşılmayı ve desteklenmeyi hak ediyorsunuz.
---
Randevu ve Destek
Hamilelikte beden algısı, kilo alma kaygısı, değişen vücutla barışmakta zorlanma, doğum sonrası beden korkusu, hamilelikte özgüven kaybı, ilişki ve yakınlık sorunları veya anneliğe psikolojik hazırlık süreciyle ilgili destek almak isterseniz Psikolog Yasemin KAYA ile görüşme süreci hakkında bilgi alabilir ve randevu oluşturabilirsiniz.
